Abd-iran çatışmasının ekonomik yansımaları ve altın fiyatları nasıl etkilenecek?

ABD ve İran arasındaki çatışmanın ekonomik piyasalara etkileri ve altın fiyatlarının geleceği üzerine uzman görüşleri.

28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail'in İran'daki çeşitli hedeflere yönelik eşgüdüm içinde gerçekleştirdiği hava saldırıları, İran'ın füze saldırılarıyla karşılık vermesiyle sonuçlandı. Bu gelişmeler, global ekonomik piyasaları derinden etkiledi ve yatırımcılar için belirsizlik ortamı oluşturdu.

Piyasalarda yeni haftada neler olacağına dair değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Yüksel Okşak, bu olayın piyasaların normal işlem saatlerinde ani fiyatlamalar yerine, hafta sonu gelişen başlık riski ortamında Pazartesi açılışlarında risk iştahının düşmesi, enerji risk priminin artması ve güvenli liman talebinin güçlenmesi şeklinde birleşik bir şok etkisi yaratacağını belirtti.

Olası senaryolar neler?

Okşak, piyasalardaki olası etkileri üç farklı zaman diliminde ve üç ana senaryoda inceledi. Bu senaryolar; sınırlı kalan saldırılar, çatışmanın genişlemesi ve uzun soluklu bir gerilim hali olarak tanımlandı. Analiz çerçevesi, enerji arzı ve Hürmüz Boğazı'ndaki riskler üzerinden petrol fiyatları ile navlun ve sigorta maliyetlerini, küresel riskten kaçış eğilimiyle altın fiyatları ve genel finansal koşulları, Türkiye özelinde enerji ithalatı ve döviz kuru geçişkenliği ile İran'la ticaret ve lojistik bağlantılarını kapsıyor.

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin kritik bir kısmının geçtiği dar bir geçiş noktası olarak, enerji şokunun en büyük kuyruk riskini barındırıyor. Bu bağlamda, Okşak'ın belirttiği senaryoların her birinin piyasalara yansımaları farklılık gösterebilir.

Senaryoların piyasalara etkileri neler olacak?

İlk senaryo olan sınırlı saldırı durumunda, fiziksel arz kesintisi sınırlı kalacak ve Hürmüz'de operasyonel aksama yaşanmayacak. Bu durumda Brent petrol fiyatlarının 5 ila 15 $/varil artması bekleniyor. İkinci senaryo, genişletilmiş çatışma durumunda, enerji altyapısı üzerinde artan saldırı riski ve sigorta/navlun maliyetlerinde kalıcı bir artış öngörülüyor. Bu senaryoda Brent fiyatlarının 20 ila 60 $/varil bandında dalgalanması muhtemel. Üçüncü senaryo ise uzun süreli gerilim durumunu kapsıyor; burada sıcak çatışma sınırlı kalacak ancak yaptırımlar ve düşük yoğunluklu vekalet çatışmaları nedeniyle risk priminin kalıcı olacağı öngörülüyor.

Kısa vadede altın fiyatlarının iki temel unsurdan etkileneceği belirtiliyor. Bunlar, güvenli liman talebi ve para politikası patikasına dair beklentilerdir. Eğer risk şoku büyümeyi zayıflatırsa, faiz indirimi beklentisi artabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir. 2026 yılının başında jeopolitik ve ticaret politikası riskleri nedeniyle altın fiyatlarının yükseldiği, merkez bankalarının altın talebinin de yapısal destek oluşturduğu ifade ediliyor.

Hisse senedi piyasaları nasıl etkilenecek?

Kısa vadede hisse senedi piyasalarında ana desen genellikle riskten kaçış ve sektörel ayrışma olarak gözlemleniyor. Çatışma enerji fiyatlarını yukarı yönlü etkilerse, enerji ve emtia üreticileri göreli direnç gösterebilirken, havacılık, lojistik ve kimya/plastik kullanan sektörler daha kırılgan hale gelebilir. Türkiye özelinde ise enerji yoğun sanayi, bankalar, savunma ve enerji ekipmanları gibi alanların göreli dayanıklılığı dikkat çekiyor.

Uzun vadede ise Türkiye açısından enerji şokunun etkileri üç ana kanalda kalıcılaşabilir. Bu kanallar, enerji ithalatı nedeniyle cari açık baskısı, döviz kuru oynaklığı ile enflasyon ve risk primleri, finansman koşullarının etkisiyle kredi büyümesi olarak sıralanabilir. Tüm bu gelişmeler, Türkiye'nin uzun vadeli büyüme perspektifinde yüksek oynaklık ve yüksek iskonto oranı rejimi yaratabilir.

İLGİLİ HABERLER