Küresel piyasalarda, ABD-İran görüşmelerinden elde edilen belirsizlik ve teknoloji hisselerinde devam eden yüksek değerleme tartışmaları, yatırımcıların risk iştahını olumsuz etkiliyor. Cenevre'de gerçekleştirilen görüşmelerde ilerleme sağlandığına dair açıklamalar yapılmasına rağmen, bazı konularda anlaşmazlıkların sürdüğü bildirildi. Bu durum, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oldu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile müzakerelerde bazı konularda anlaşmaya yakın olduklarını belirtse de, görüşmelerden somut bir sonuç çıkmaması ve ABD'nin olası saldırılarına yönelik bir adım sinyali gelmemesi, jeopolitik risklerin artabileceği endişelerini canlı tutuyor. Bu durum, yatırımcıların daha riskli varlıklardan uzaklaşmasına yol açıyor.
Jeopolitik Riskler Piyasalarda Nasıl Etki Ediyor?
Ukrayna'nın Rusya'nın Belgorod kentindeki enerji tesislerine düzenlediği iddia edilen füze saldırıları ve Afganistan'ın başkenti Kabil'de meydana gelen büyük çaplı patlamalar, bölgedeki jeopolitik risklerin farklı coğrafyalara yayılabileceğine dair korkuları artırdı. Analistler, artan jeopolitik tansiyonun yatırımcıların riskli varlıklara yönelimini azalttığını ve güvenli liman özelliği taşıyan tahvil piyasalarına talebin arttığını ifade ediyor.
Dün, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,01'e kadar gerileyerek, 28 Kasım 2025'ten bu yana en düşük seviyesine indi. Bu durum, yatırımcıların daha güvenli varlıklara yönelmesiyle ilişkilendiriliyor. Ayrıca, Cenevre'deki görüşmeleri değerlendiren üst düzey bir ABD'li yetkili, görüşmelerin olumlu geçtiğini belirtse de, daha fazla ayrıntı vermedi.
Teknoloji Hisselerinde Yüksek Değerleme Endişeleri Neden Öne Çıkıyor?
Teknoloji ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetleri, yüksek değerleme endişeleri nedeniyle dalgalı bir seyir izliyor. Örneğin, çip üreticisi Nvidia, beklentilerin üzerinde bir bilanço açıklamasına rağmen, New York borsasında değer kaybetti. Analistler, bu gerilemenin jeopolitik risklerin etkisiyle birlikte yüksek değerleme hassasiyetinin fiyatlamaları olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Makroekonomik veriler açısından, ABD'de ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısının 21 Şubat ile biten haftada 212 bine çıkmasına rağmen, beklentilerin altında kalması dikkat çekti. Bugün açıklanacak Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisi, yatırımcıların odaklandığı önemli bir veri olarak öne çıkıyor.
Avrupa ve Asya Piyasalarında Gelişmeler Neler?
Avrupa borsalarında dün alıcılı bir seyir gözlemlenirken, yatırımcıların dikkatleri Almanya'da açıklanacak enflasyon verilerine çevrildi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Afganistan ile Pakistan güvenlik güçleri arasında başlayan sınır çatışmalarını endişeyle takip ettiğini ifade etti. İngiliz Rolls-Royce şirketinin geçen yıl karını yüzde 40 artırarak 3,5 milyar sterline çıkardığı ve hisse geri alım programı açıkladığı bilgisi, yatırımcılar arasında olumlu karşılandı.
Asya piyasalarında ise, Japonya'da enflasyon görünümüne ilişkin veriler dikkat çekti. Tokyo Tüketici Fiyat Endeksi, şubat ayında yıllık bazda yüzde 1,6 artış gösterdi. Bu durum, Japonya'nın ekonomik görünümüne dair önemli ipuçları sunuyor. Güney Koreli yarı iletken ekipman üreticisi Hanmi Semicon'un hisseleri yüzde 14,3 artış gösterirken, diğer yarı iletken üreticileri SK Hynix ve Samsung Electronics'in hisseleri ise değer kaybetti.