Ayhan Bora Kaplan davasında önemli bir gelişme yaşandı. Macaristan'dan Türkiye'ye getirilen kilit şahıs Serdar Sertçelik'in durumu, soruşturmanın en tartışmalı unsuru olan "buluntu telefon" meselesini yeniden gündeme getirdi. Gazeteci Müyesser Yıldız, buluntu telefonun kaybolduğunu ve bu durumun davanın seyrini etkileyebileceğini aktardı.
Serdar Sertçelik'in Geri Dönüşü
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın duyurusunu yaptığı Serdar Sertçelik'in Türkiye'ye getirilmesi, Ayhan Bora Kaplan dosyasındaki siyasi, yargısal ve emniyet içi hesaplaşmaların yeni bir aşamasına işaret ediyor. Yıldız, Sertçelik'in ifadelerinin, davanın kapsamını aşan sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Sertçelik, hem "Ayhan Bora Kaplan organize suç örgütü" davasının sanığı hem de M7 koduyla tanımlanan gizli tanık olarak kritik bir konumda yer alıyor.
Davada Siyasi Çekişmeler
Bora Kaplan operasyonunun, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile mevcut Bakan Ali Yerlikaya dönemindeki polis ekipleri arasında bir güç mücadelesine dönüştüğünü belirten Yıldız, bu süreçte bazı polislerin açığa alındığını ve haklarında tutuklama süreçlerinin başlatıldığını hatırlattı. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "kumpas" açıklamasının ardından tablo tamamen değişti. Kaplan dosyası, pek çok dava, görevsizlik kararları ve birleşen dosyalarla karmaşık bir hale geldi.
Buluntu Telefonun Önemi
Yıldız, dosyanın en kritik noktalarından birinin geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan "buluntu telefon" olduğunu vurguladı. Bu telefonda, Serdar Sertçelik, Bora Kaplan’ın firari avukatı Cengiz Haliç ve emekli polis Önder Polat arasındaki WhatsApp yazışmalarının bulunduğu iddia ediliyor. Bu yazışmalar, yeni bir soruşturma sürecinin başlatılmasına ve bazı gözaltıların gerçekleşmesine neden oldu. Ancak Sertçelik, Macaristan'dan gönderdiği el yazısı açıklamada, söz konusu telefonun kendisine ait olmadığını belirtmiştir. Diğer şüpheliler de yazışmaların bilgisayar korsanları tarafından üretilmiş olabileceğini ileri sürdü.
Mahkeme Süreci ve Tepkiler
20 Ocak'taki duruşmada mahkeme başkanı, erişim engeli getirilen yazıyı okuyarak tutanaklara geçirdi. Duruşmada, Bora Kaplan'ın ifadelerinin sızdırılmasına dair tartışmalar yaşandı. Savcının gönderdiği yazının yargı sürecinde ciddiye alınamayacağına dair mahkeme başkanının ifadeleri dikkat çekti. Ayrıca, WhatsApp yazışmalarının yer aldığı telefonun nasıl ele geçirildiği, kimler tarafından kullanıldığı ve yazışmalardaki iddiaların neye dayandırıldığı gibi soruların savcılığa yöneltilmesi kararlaştırıldı.
Telefonun Kayıp Olması
Mahkemenin bu kararları üzerine, soruşturmayı yürüten savcı, buluntu telefon ve ilgili bilgileri talep etti. Ancak telefonun kaybolduğu ve bulunamadığı bilgisi geldi. Bu durum, Bora Kaplan'ın avukatı Tarık Teoman'ın tahliyesi için savcılığa yazı yazılmasına yol açtı. Sulh Ceza Hakimliği, devam eden soruşturma nedeniyle tahliye talebini reddetti. Yapılan itiraz da kabul edilmedi. Bu gelişmeler, Ayhan Bora Kaplan davasının gidişatını etkileyen önemli bir aşama olarak kaydedildi.