MKE’de Gizlilik İhlali: Rakip Şirketlere Geçen Personele Ceza Uygulanmadı

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE), Türkiye'nin savunma sanayisinde önemli bir yere sahip olan köklü bir kurumdur. Ancak, Sayıştay tarafından hazırlanan son rapor, MKE'de ciddi bir denetim açığı olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, MKE'den ayrılan bazı çalışanların gizlilik ve rekabet yasağını ihlal ederek rakip şirketlerde çalıştığı tespit edildi. Bu durum, kurumun iç denetim mekanizmasının etkinliğini sorgulatıyor.

Gizlilik ve Rekabet Yasağının İhlali

MKE AŞ ile çalışanlar arasında imzalanan gizlilik, rekabet ve sır saklama taahhütnamesi, işten ayrılan personelin iki yıl süreyle kurumun faaliyet alanına giren konularda rakip firmalarda çalışmasını yasaklamaktadır. Bu taahhütnameye aykırı hareket edenler için her ay 50 bin avro para cezası öngörülmesine rağmen, Sayıştay raporunda bu cezaların uygulanmadığı ve ihlallerin denetlenmediği belirtilmiştir. Bu durum, MKE'nin gizlilik politikalarının etkinliğini sorgulatmaktadır.

Ceza Uygulamalarının Takibi ve Sonuçları

Sayıştay denetiminde, MKE'nin gizlilik ihlalleri konusunda gereken yaptırımları uygulamadığı, dolayısıyla çalışanların taahhütlerine aykırı davranışlarının cezasız kaldığı ortaya çıkmıştır. Bu durum, sadece kurum içindeki disiplin anlayışını etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda rakip firmalara geçiş yapan personelin, MKE'nin rekabet gücünü de zayıflatma potansiyeli taşımaktadır.

MKE'nin Gecikme Cezaları ve Ödeme Süreçleri

Rapora göre, MKE'nin tedarikçilere kesilen gecikme cezalarının da sorunlu bir süreç içinde olduğu gözlemlenmiştir. Süre uzatımı gibi yöntemlerle geri alınan cezaların yanı sıra, bazı cezaların tedarikçilere yansıtılmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte, MKE, 2024 yılı sonuna kadar toplamda 366,3 milyon TL gecikme cezası ödemek zorunda kalmıştır. Sayıştay, MKE'nin teslimat süreçlerine ilişkin sürelerin, üretim ve tedarik koşullarına uygun olarak belirlenmesini önermektedir.

Bu durum, MKE'nin mali yönetimi ve iç denetim süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Kurumun, hem gizlilik ihlalleri hem de tedarikçi ilişkileri konularında daha etkili bir strateji geliştirmesi, gelecekte benzer sorunların önüne geçilmesi açısından önem arz etmektedir.

İLGİLİ HABERLER