Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye'deki emeklilik sisteminde son dönemde gerçekleştirilen değişikliklere sert eleştirilerde bulundu. Arıkan, emeklilerin yaşlılık aylığına mahkum edildiğini vurgulayarak, yapılan zamların yetersiz olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, TBMM’de düzenlenen Yeni Yol Partisi grup toplantısında gerçekleştirildi.
Emeklilik Sistemi Üzerine Eleştiriler
Arıkan, konuşmasında iktidarın emeklilik sistemini uzun yıllardır ihmal ettiğini belirterek, “İktidar, 24 yıldan beri elini attığı her şeyde olduğu gibi emeklilik sistemini de yapboz tahtasına çevirdi. Yapılan son değişikliklerle emeklilerimiz yaşlılık aylığına mahkum edilmiştir. Halbuki emeklilik, bir sistemin adıdır. Emeklilik, insan hakkıdır” dedi.
Yetersiz Zamlar
Emekli maaşlarına yapılan zammın yetersizliğine dikkat çeken Arıkan, “Ekonomi Bakanı çalışma yaptı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı açıklamalarda bulundu, Cumhurbaşkanı devreye girdi ve zam açıklandı. Ne kadar? 1062 TL. Allah’tan korkun. Bu zamla güya emeklimiz rahat bir nefes alacakmış. Açıkladıkları zam, Mehmet Şimşek’in deyimiyle çerez parası bile değil” şeklinde konuştu. Arıkan, bu zamla alınabilecek bir günlük çerez örneği vererek, emeklilerin gerçek durumunu gözler önüne serdi.
İktidarın Yaklaşımları
Arıkan, Cumhurbaşkanı'nın sağlıklı beslenme önerileri arasında yer alan manda yoğurdu, hurma ve kestane balına atıfta bulunarak, mevcut zamların bu tür ürünlerle karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını vurguladı. "Kamudaki makam aracı saltanatı için 'çerez parası bile değil' demişti Sayın Şimşek. İşte bu emeklinin çerezi, bu da iktidarın çerezden anladığı" ifadelerini kullandı. Arıkan, iktidarın vatandaşla arasındaki mesafeyi eleştirerek, bu durumu milletin vicdanına havale etti.
Mahmut Arıkan'ın açıklamaları, Türkiye'deki emeklilik politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ve emeklilerin yaşam standartlarının iyileştirilmesi noktasında acil adımlar atılması gerektiğini ortaya koyuyor. Emeklilik, sadece bir maaş değil, aynı zamanda bir insan hakkı olarak görülmeli ve bu konuda daha duyarlı bir yaklaşım benimsenmelidir.