Türkiye'den düzinelerce Bayraktar TB2 SİHA satın alan bir ülke, insansız hava araçlarını yok edebilecek bir lazer sistemi geliştirdi. Bu gelişme, modern savaşların dinamiklerini değiştirebilecek potansiyele sahip.
Sunray Lazer Sistemi Nedir?
M5 Dergi'de yer alan habere göre, “Sunray” adı verilen bu lazer sistemi, cephede artan drone tehdidine karşı bir çözüm olarak öne çıkıyor. Klasik mühimmat kullanımına alternatif sunan bu sistem, görünür bir ışık yaymadan hedef tespiti ve takip kabiliyetini entegre optik unsurlarla sağlıyor.
Sunray, dış görünümü itibarıyla yan taraflarına yerleştirilmiş kameralarla desteklenen teleskop benzeri bir düzeneğe sahip. Yakın zamanda gerçekleştirilen saha testinde, sistemin birkaç yüz metre mesafedeki bir insansız hava aracını saniyeler içinde etkisiz hale getirdiği ifade ediliyor.
Geliştirme Süreci ve Maliyetler
Geliştiriciler, Sunray’in yaklaşık iki yıllık bir çalışma sonucunda ortaya çıktığını ve toplam geliştirme maliyetinin milyonlarca doları bulduğunu aktarıyor. Ancak seri üretim aşamasında her bir sistemin birkaç yüz dolar seviyesinde üretilebileceği öngörülüyor. Bu durum, sistemi maliyet-etkin savunma konseptleri açısından dikkat çekici bir noktaya taşıyor.
Sistemin bir pick-up aracın tavanına monte edilebilecek kadar kompakt olması, cephe hattında hızlı konuşlandırma ve mobil kullanım imkânı sunuyor. Bu özellik, sabit tesislere bağımlı kalmadan dinamik tehditlere karşı reaksiyon verilmesini mümkün kılıyor.
Ukrayna'nın Savunma Stratejisi ve Sunray'ın Rolü
Uluslararası savunma desteğinde yaşanan öncelik değişimleri, Kiev yönetimini savaşın sürdürülebilirliği açısından daha fazla yerli ve düşük maliyetli çözüm üretmeye yöneltti. Bu çerçevede Ukrayna; yüksek hızlı önleyiciler, uzun menzilli füzeler, insansız kara araçları ve düşman dronlarını karıştırmaya yönelik elektronik harp sistemleri geliştirdi.
Sunray lazer sistemi, bu genişleyen yerli karşı-drone ağının bir unsuru olarak konumlanıyor. Ukrayna’nın geliştirdiği çok katmanlı savunma yaklaşımı, yüksek maliyetli tehditleri daha düşük maliyetli teknolojilerle bertaraf etmeyi amaçlayan görece ekonomik bir “Demir Kubbe” modeline benzetiliyor.