Nükleer santrallere yakın bölgelerde kanser riski neden artıyor?

Yeni bir araştırma, nükleer santrallere yakın ilçelerde kanserden ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, nükleer santrallere yakın bölgelerde yaşayan bireylerin sağlık durumlarına dair önemli veriler sunmaktadır. ABD genelinde gerçekleştirilen bir araştırma, nükleer santrallere yakın ilçelerde kanserden ölüm oranlarının, daha uzaktaki ilçelere kıyasla belirgin bir şekilde daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Harvard T.H. Chan Kamu Sağlığı Fakültesi tarafından yürütülen bu çalışma, 21. yüzyılda ABD'deki nükleer santraller ile kanser mortalitesi arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk kapsamlı araştırma olma özelliğini taşımaktadır. Araştırma, nükleer santrallerin doğrudan kansere yol açtığını kanıtlamadığını vurgulamakla birlikte, bulguların nükleer enerjinin olası sağlık etkilerine dair daha derinlemesine incelemelere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyduğunu belirtmektedir.

Nükleer santraller ile kanser arasındaki ilişki nedir?

Farklı ülkelerde nükleer santraller ile kanser arasındaki olası bağlantıyı araştıran çeşitli çalışmalar yapılmış olsa da, bu çalışmaların sonuçları genellikle tutarsızlık göstermiştir. ABD'deki önceki araştırmaların çoğu, yalnızca tek bir tesis ve çevresine odaklandığı için genellenebilir sonuçlar üretmekte sınırlı kalmıştır. Ancak bu yeni çalışma, 2000-2018 yılları arasındaki ulusal verileri analiz ederek daha kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır.

Araştırma ekibi, kanser ölüm oranlarını etkileyebilecek çok sayıda değişkeni de modele dahil etmiştir. Sosyoekonomik durum, çevresel faktörler ve sağlık hizmetlerine erişim gibi unsurlar hesaba katıldığında, nükleer santrallere daha yakın ilçelerde kanserden ölüm oranlarının hala daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

Araştırmanın bulgaları ve önemi nedir?

Bu çalışmanın sonuçları, ülke genelinde yaklaşık 115 bin kanser sonucu ölümün nükleer santrallere yakınlıkla ilişkili olabileceğini öne sürmektedir. Özellikle, bu ilişkinin ileri yaştaki yetişkinlerde daha güçlü olduğu vurgulanmaktadır. Çalışmanın kıdemli yazarı olan Petros Koutrakis, nükleer enerjinin iklim değişikliğine karşı temiz bir çözüm olarak öne çıkarıldığı bir dönemde, sağlık etkilerinin daha ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Bu bulgular, nükleer enerji politikalarının gözden geçirilmesi ve bu tür tesislerin çevresinde yaşayan bireylerin sağlık durumlarının daha dikkatli bir şekilde izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Nükleer santrallerin çevresindeki toplulukların sağlıkları üzerinde olası etkilerin daha fazla araştırılması, gelecekteki enerji politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir rol oynayabilir.

İLGİLİ HABERLER