Türkiye’de kadınların çalışma hayatına katılımında uzun vadeli yükseliş sürüyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıkladığı verilere göre, 2002’de yüzde 27,9 olan kadınların işgücüne katılım oranı 2025 itibarıyla yüzde 36,3’e çıktı. Kadın istihdam oranı da aynı dönemde yüzde 25,3’ten yüzde 32,1’e yükseldi.
Veriler, kadınların iş arayan veya çalışan nüfus içindeki payının arttığını gösterirken kadınlarla erkekler arasındaki işgücüne katılım farkının hâlâ önemli ölçüde devam ettiğine de işaret ediyor.
İşgücüne katılım ile istihdam oranı aynı şey değil
İşgücüne katılım oranı, çalışanlarla aktif olarak iş arayanların çalışma çağındaki nüfus içindeki payını gösteriyor.
İstihdam oranı ise fiilen çalışan kişilerin çalışma çağındaki nüfusa oranını ifade ediyor. Bu nedenle kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 36,3, istihdam oranının yüzde 32,1 olması; işgücüne dâhil olan kadınların bir bölümünün iş aramaya devam ettiğini gösteriyor.
Bakan Işıkhan, iki orandaki artışı kadın istihdamına yönelik yasal düzenlemeler, teşvik programları ve iş-aile yaşamını uyumlaştırmayı amaçlayan uygulamalarla ilişkilendirdi.
2002’den bu yana yaklaşık 8,4 puanlık artış
Açıklanan verilere göre kadınların işgücüne katılım oranı 2002 ile 2025 arasında 8,4 puan yükseldi.
Kadın istihdam oranındaki artış ise aynı dönemde 6,8 puan oldu.
Bu yükseliş, kadınların çalışma hayatındaki görünürlüğünün arttığını ortaya koysa da katılım oranının erkeklere kıyasla düşük seyretmesi, istihdam politikalarında kadınlara yönelik özel programların önemini koruduğunu gösteriyor.
Eğitim düzeyi yükseldikçe katılım da artıyor
TÜİK’in kadınlara ilişkin istatistikleri, eğitim düzeyi ile işgücüne katılım arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor.
2025 verilerine göre okuryazar olmayan kadınlarda işgücüne katılım oranı yüzde 14,6, lise altı eğitimlilerde yüzde 27,5 olarak hesaplandı. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların çalışma hayatına katılımı da belirgin biçimde artıyor.
Bu tablo, mesleki eğitim, dijital beceriler, yabancı dil, girişimcilik ve teknoloji odaklı programların kadın istihdamına doğrudan katkı sağlayabilecek başlıklar arasında olduğunu gösteriyor.
Kadınların çalışmasının önündeki temel engeller neler?
Kadınların işgücüne katılımını yalnızca iş ilanlarının sayısı belirlemiyor.
Çocuk ve yaşlı bakım sorumluluğu, kreş hizmetlerine erişim, çalışma saatleri, ulaşım, kayıt dışı çalışma, ücret farkları ve mesleki beceri uyumsuzluğu kadınların iş hayatına katılımını etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
TÜİK’in bakım sorumluluklarına ilişkin verilerinde, bakım yükümlülüğü bulunan kadınların işgücüne katılım oranının, bakım sorumluluğu bulunmayan kadınlara göre daha düşük olduğu görülüyor.
Bu nedenle kadın istihdamına yönelik politikaların yalnızca işe yerleştirme desteğiyle değil, çocuk bakımı ve esnek çalışma modelleriyle birlikte yürütülmesi önem taşıyor.
Eğitim ve teşvik projeleri kutusu
İş Pozitif Projesi
Bakan Işıkhan’ın açıklamasına göre, Şubat 2024’te başlatılan İş Pozitif Programı kapsamında yaklaşık 1,5 milyon kadının işe yerleştirilmesine aracılık edildi.
Program, kadınların iş ilanlarına erişimi, mesleki yönlendirme ve işverenlerle buluşturulmasını hedefliyor.
Aktif İşgücü Programları
2002’den bu yana yaklaşık 2 milyon 385 bin kadın, İŞKUR tarafından yürütülen aktif işgücü programlarından yararlandı. Bu programlar mesleki eğitim, işbaşı eğitimi ve beceri geliştirme uygulamalarını kapsıyor.
Eğitimli çocuk bakıcısı desteği
Eğitimli Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi kapsamında çalışan annelere ve sertifikalı bakıcılara mali destek sağlandı.
Bakanlığın açıkladığı bilgilere göre projenin ilk aşamasında 5 bin 274 anne mali destekten yararlanırken 7 bin 518 bakıcıya eğitim desteği verildi. İkinci aşamada ise 3 bin 500 anneye, sertifikalı bakıcı çalıştırmaları hâlinde 12 ay boyunca aylık 510 avroya kadar destek öngörüldü.
Kayıtlı Kadın İstihdamı Projesi
Women-Up olarak da bilinen Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi kapsamında yaklaşık 41,1 milyon avro hibe desteği sağlandı.
Projede kadın girişimcilere e-ticaret, marka yönetimi, finansal okuryazarlık, kayıtlı istihdam ve iş geliştirme alanlarında eğitim ve danışmanlık verildi.
Kadın kooperatifleri
Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi kapsamında 3 bin 515 kadın kooperatifi ortağı eğitim aldı. Bin 87 kadına ise markalaşma, ürün geliştirme, sosyal güvenlik ve e-ticaret konularında danışmanlık sunuldu.
Ulusal İstihdam Stratejisi ne hedefliyor?
2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi; yeşil ve dijital dönüşüme uyum, beceri geliştirme, kayıtlı istihdam ve kapsayıcı işgücü piyasası başlıklarına odaklanıyor.
Strateji kapsamında mesleki ve teknik eğitim programlarının sektör ihtiyaçlarına göre güncellenmesi, yeni teknolojilere uyumlu becerilerin geliştirilmesi ve özel politika gerektiren grupların çalışma hayatına katılımının artırılması planlanıyor.
Kadınların dijital teknoloji, yazılım, yenilenebilir enerji, e-ticaret ve üretim teknolojileri gibi geleceğin mesleklerine yönlendirilmesi, işgücüne katılım artışının kalıcı hâle gelmesi açısından kritik görülüyor.
İşgücüne katılım arttı, peki yeterli mi?
Yüzde 36,3’lük oran geçmiş yıllara kıyasla yükselişe işaret ediyor. Ancak çalışma çağındaki her 100 kadından yaklaşık 64’ünün hâlâ işgücünün dışında bulunması, önemli bir kullanılmayan ekonomik kapasite olduğunu gösteriyor.
Kadınların çalışma hayatına daha güçlü katılımı;
- Hane gelirinin artmasına,
- Yoksulluk riskinin azalmasına,
- Sosyal güvenlik kapsamının genişlemesine,
- Nitelikli işgücü arzının büyümesine,
- Ekonomik büyümenin desteklenmesine
katkı sağlayabilir.
Bu nedenle yeni dönemde yalnızca kadın istihdamının sayısal olarak artırılması değil; kayıtlı, güvenceli, eşit ücretli ve sürdürülebilir iş olanaklarının geliştirilmesi de önem taşıyor.
Kadın istihdamında bir sonraki aşama ne olmalı?
Uzmanlık ve politika belgelerinde öne çıkan alanlar, kadınların işgücüne katılımını artırmak için birkaç temel başlığa işaret ediyor:
- Uygun maliyetli ve erişilebilir kreş hizmetlerinin yaygınlaştırılması
- Kadınlara yönelik mesleki ve dijital eğitimlerin artırılması
- Kayıt dışı çalışmanın azaltılması
- Girişimcilik ve finansmana erişim desteğinin genişletilmesi
- İşe dönüş programlarının geliştirilmesi
- Esnek çalışmanın sosyal güvenlik kaybına yol açmayacak biçimde düzenlenmesi
- Bakım sorumluluğunun yalnızca kadınlara yüklenmemesi
- İş yerlerinde fırsat eşitliği ve kariyer gelişiminin desteklenmesi
Kadınların işgücüne katılımındaki artış olumlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bundan sonraki temel ölçüt ise bu artışın kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdama ne ölçüde dönüşeceği olacak.