Hollanda, yağışların yetersiz kalması ve sıcak hava koşullarının su kaynakları üzerindeki baskıyı artırması üzerine “fiili su kıtlığı” ilan etti.
Hollanda hükümetinin açıklamasına göre ülkenin su yönetimindeki alarm seviyesi, “su kıtlığı tehdidi” olarak tanımlanan birinci seviyeden “fiili su kıtlığı” anlamına gelen ikinci seviyeye yükseltildi.
Kararın, Ulusal Su Dağıtımı Koordinasyon Komisyonunun tavsiyesi doğrultusunda alındığı bildirildi. Hollandalı yetkililer, ülkeye yağmur ve nehirler aracılığıyla ulaşan su miktarı azalırken sıcak hava nedeniyle su ihtiyacının arttığını belirtti.
Ren ve Maas nehirlerindeki su seviyesi düştü
Hükümet açıklamasında, Hollanda’nın başlıca tatlı su kaynakları arasında bulunan Ren ve Maas nehirlerindeki akış miktarının temmuz ayı için olağan dışı seviyelere gerilediği kaydedildi.
Nehirlerden gelen su miktarının tarihsel olarak düşük olduğu, mevcut kurak ve sıcak hava koşullarının önümüzdeki haftalarda da devam edebileceği belirtildi.
Hollanda’nın doğusundaki Nijmegen çevresinde bulunan nehir ve su yollarındaki seviyelerin de kritik düzeylere indiği gözlemlendi.
İçme suyu sıkıntısı bulunmuyor
Yetkililer, alınan kararın ülke genelinde musluk suyunun kesileceği veya içme suyu temininin duracağı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.
Hollanda hükümeti, mevcut durumda yeterli içme suyunun bulunduğunu ve içme suyu arzının etkilenmediğini açıkladı. Vatandaşlara ise yıl boyunca olduğu gibi suyu bilinçli kullanmaları ve gereksiz tüketimden kaçınmaları tavsiye edildi.
Bu nedenle haberde “Hollanda’da su tükendi” veya “ülkede içme suyu kalmadı” gibi gerçeği yansıtmayan ifadeler kullanılmamalı.
Su kaynakları daha sıkı yönetilecek
İkinci seviyeye geçilmesiyle birlikte merkezi yönetim, eyaletler, su kurulları, içme suyu şirketleri ve ilgili kamu kurumları suyun bölgelere nasıl dağıtılacağını daha yakından koordine edecek.
Açıklanan önlemler kapsamında nehir kollarındaki su seviyelerini düzenleyen bentlerin kullanımı değiştirilebilecek. İhtiyaç duyulan bölgelere su taşınabilmesi için ilave veya acil durum pompalarının hazırlanması da gündemde bulunuyor.
Bazı bölgelerde tarımsal sulamaya sınırlama
Kuraklığın etkili olduğu bazı bölgelerde yer altı suları, dereler ve kanallardan su çekilmesine yönelik sınırlamalar uygulanmaya başladı.
Bölgesel kararlara göre tarım alanlarının, bahçelerin veya yeşil alanların sulanması her bölgede aynı şekilde sürdürülemeyebilecek. Kısıtlamaların kapsamı, bölgedeki su miktarına ve yerel su yönetimi kuruluşlarının değerlendirmelerine göre belirlenecek.
Hollanda hükümeti, vatandaşların ve işletmelerin kendi bölgelerinde geçerli olan önlemleri yerel su kurullarının açıklamalarından takip etmelerini istedi.
Gemi trafiğinde bekleme süreleri uzayabilir
Su kıtlığının etkilerinden biri de iç su yollarındaki ulaşımda görülebilir.
Tuzlu deniz suyunun tatlı su kaynaklarına ilerlemesini engellemek amacıyla bazı geçiş noktalarındaki kanal ve havuz sistemlerinin daha seyrek çalıştırılması planlanıyor. Bu durum, nehir ve kanalları kullanan yük ve yolcu gemilerinin geçişlerinde daha uzun bekleme sürelerine yol açabilecek.
Hollanda, Avrupa’nın yoğun kullanılan nehir ve kanal ulaşım ağlarından birine sahip olduğu için su seviyelerindeki düşüşün taşımacılık faaliyetleri üzerindeki etkileri de yakından izleniyor.
Tuzlu suyun ilerlemesine karşı önlem
Nehirlerden gelen tatlı su miktarının azalması, denizden gelen tuzlu suyun ülkenin iç kesimlerindeki su kaynaklarına ilerleme riskini artırıyor.
Bu sürecin sınırlandırılması amacıyla Hagestein bölgesindeki bendin kontrollü biçimde kullanılması değerlendiriliyor. Böylece Lek Nehri üzerinden Hollanda’nın batısına daha fazla tatlı su yönlendirilmesi ve tuzlu suyun ilerlemesinin engellenmesi hedefleniyor.
Alınacak önlemlerle içme suyu, tarım ve doğal alanlar için gerekli tatlı su miktarının korunmaya çalışılacağı bildirildi.
Önümüzdeki haftalar kritik
Hollandalı yetkililer, kuraklığın ne kadar süreceğinin yağış miktarı, sıcaklıklar ve Ren ile Maas nehirlerinden gelen su seviyelerine bağlı olacağını belirtti.
Su kaynaklarındaki durum, Hollanda Su Yönetimi Merkezinin kuraklık izleme sistemi üzerinden takip ediliyor. Bölgesel kısıtlamaların yeni verilere göre artırılabileceği, azaltılabileceği veya farklı bölgelere genişletilebileceği bildirildi.