MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin haftalık grup toplantısında ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşinin kaçırılmasıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Bahçeli, bu durumu kınamanın ötesinde lanetlediğini dile getirdi.
21. Yüzyılın İkinci Çeyreği ve Tarihsel Vurgu
Bahçeli, konuşmasına 21. yüzyılın ikinci çeyreğinin başlangıcını vurgulayarak başladı. Bu bağlamda, tarihî olaylardan örnekler vererek Türkiye'nin geçmişinden güç alarak geleceğe yönelik hedeflerinin altını çizdi. Türk milletinin tarihi boyunca yaşadığı zorlukların, ulusal varlığını koruma azmiyle aşıldığını belirtti.
ABD'nin Yaptığı Eylemleri 'Haydutluk' Olarak Nitelendirdi
Bahçeli, ABD'nin Maduro'ya yönelik gerçekleştirdiği operasyonu "haydutluk" ve "korsanlık" olarak nitelendirerek, bu durumu şiddetle kınadı. Venezuela'nın uluslararası alanda kabul görmüş bir lideri olduğunu hatırlatan Bahçeli, böyle bir saldırının hukuka aykırı olduğunu ve hiçbir ülkenin böyle bir müdahaleye hak sahibi olamayacağını ifade etti.
Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Vurgusu
Bahçeli, seçimle göreve gelen bir liderin ancak seçimle gidebileceğini vurguladı. Venezuela halkının bu süreçte asıl muhatap olduğunun altını çizen Bahçeli, demokrasinin gerektirdiği normların ihlal edilmeksizin, sorumluluğun yerel yönetimlere ait olması gerektiğini belirtti. Bu tür olayların sadece Venezuela ile sınırlı kalmayacağını, benzer durumların tarihte tekrar edebileceğini de sözlerine ekledi.
15 Temmuz ile Benzerlik Kurdu
Bahçeli, ABD'nin Venezuela'da gerçekleştirdiği askeri müdahale ile Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan FETÖ kalkışması arasında benzerlikler kurdu. Her iki olayda da yabancı güçlerin doğrudan müdahale ettiğini ve bunun sonucunda demokrasiye yönelik tehditler oluşturduğunu belirtirken, Türk milletinin bu tür girişimlere karşı her zaman direniş gösterdiğini vurguladı.
Toplantının sonunda, Bahçeli'nin ABD'nin Venezuela'daki eylemlerine karşı gösterdiği tepki, hem ulusal hem de uluslararası kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu tür olayların uluslararası ilişkilerde nasıl bir etki yaratacağı merak edilirken, Bahçeli’nin sözleri, Türkiye’nin dış politika perspektifinin bir yansıması olarak değerlendirildi.