24 Saat Haber
İstanbul
Hafif yağmur
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6520 %0.02
51,9451 %0.18
6.900,96 % -3,31
Ara

Makinelerin Adaleti ve Hakları

YAYINLAMA:

Teknoloji, 21. yüzyılda hayatımızın neredeyse her alanına girdi. Alışverişten eğitime, sağlıktan ulaşıma kadar her şey dijitalleşti. Şimdi ise sıra, adalet sistemine geldi.

Artık dava dosyaları bilgisayarlara yükleniyor, yapay zekâ sistemleri üzerinden analiz ediliyor. Kimin suçlu, kimin haklı olduğu; kimin mağdur, kimin sorumlu olduğu verilerle belirleniyor. Yakın gelecekte bu kararların büyük bölümünü makinelerin vermesi kimseyi şaşırtmayacak.

Peki biz buna hazır mıyız?

Bir tuşla hayatımıza yön verilen, birkaç algoritmayla kaderi belirlenen bireyler hâline mi geliyoruz?

Bugün sessizce alışıyoruz buna. Sorgulamadan, itiraz etmeden…
“Daha hızlı olur”, “Daha objektif olur”, “İnsan hatası azalır” diyerek kendimizi ikna ediyoruz.

Evet, belki hatalar azalır.
Ama vicdan da azalır mı?

Bir insanın hayatını etkileyen kararlar sadece rakamlara, grafiklere, istatistiklere sığar mı? Bir annenin gözyaşı, bir çocuğun umudu, bir insanın pişmanlığı bir kod satırına dönüşebilir mi?

Adalet sadece matematik değildir.
Adalet, vicdandır.
Adalet, empati kurabilmektir.
Adalet, karşındakini “dosya numarası” olarak değil, insan olarak görebilmektir.

Makine hesap yapar.
Ama merhamet edemez.

Makine veriyi analiz eder.
Ama kalbi yoktur.

Makine karar verir.
Ama vicdan taşımaz.

Bugün “teknoloji bizi kurtaracak” diye düşünürken, yarın insan olmanın en temel değerlerini kaybetme riskiyle karşı karşıyayız.

Elbette teknolojiye karşı değilim.
Elbette dijital sistemler hayatımızı kolaylaştırmalı.

Ama adaletin merkezinde hâlâ insan olmalı.

Çünkü insanla ilgili hayati kararları, ancak vicdanı olan insanlar vermelidir.

Aksi hâlde, bir gün adalet ararken karşımıza bir ekran çıkacak.
Ve bize sadece şunu söyleyecek:

“Veriler böyle diyor.”

Ama vicdan ne diyor, kimse sormayacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *