24 Saat Haber
İstanbul
Açık
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8377 %0.16
51,7041 %0.16
7.183,04 % 2,07
Ara

Görünmeyen Cephede Savaş, Siber Tehdit

YAYINLAMA:

Artık savaşlar sadece tanklarla, uçaklarla, silahlarla yapılmıyor. Günümüzde ülkeler, görünmeyen bir cephede, bilgisayar ekranlarının arkasında mücadele ediyor. Adı: siber savaş.

yüzyılda teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte, devletler arasındaki mücadele de dijital ortama taşındı. Bir ülkenin başka bir ülkenin sistemlerine sızarak elektrik şebekesini çökertmesi, bankacılık altyapısını felç etmesi ya da kamu kurumlarını işlemez hâle getirmesi artık mümkün. Üstelik bunun için tek bir mermi bile atılmıyor.

Siber saldırılar yalnızca devletleri değil, doğrudan vatandaşları da etkiliyor. Hastaneler kilitleniyor, havaalanları aksıyor, kişisel veriler çalınıyor, insanlar dolandırılıyor. Bir tuşa basarak milyonlarca insanın hayatı altüst edilebiliyor.

Dünyada bunun örneklerini defalarca gördük. Estonya’nın internet altyapısının çökertilmesi, Gürcistan’a yönelik saldırılar, İran’daki nükleer tesisleri hedef alan Stuxnet virüsü ve son olarak Rusya-Ukrayna hattındaki dijital çatışmalar… Hepsi bize şunu gösteriyor: Siber alan, artık savaşın yeni cephesi.

Peki bu savaşın bir hukuku var mı?

Ne yazık ki hâlâ yok.

Birleşmiş Milletler çatısı altında, siber savaşları net şekilde düzenleyen bağlayıcı bir uluslararası anlaşma bulunmuyor. Sadece “meşru müdafaa hakkı” gibi genel ilkeler referans alınıyor. Ancak dijital dünyada saldırının nereden geldiğini bile tam olarak bilmezken, bu ilkeleri uygulamak neredeyse imkânsız hâle geliyor.

Asıl sorun da burada başlıyor.

Çünkü siber saldırılarda fail çoğu zaman gizli kalıyor. Saldırıyı bir devlet mi yaptı, bir hacker grubu mu gerçekleştirdi, yoksa üçüncü bir ülke mi perde arkasında? Bunu kesin olarak kanıtlamak çok zor. Bu belirsizlik ise sorumluluğu da ortadan kaldırıyor.

Faili belli olmayan bir saldırının hesabı da sorulamıyor.

Sonuçta dijital saldırılar cezasız kalıyor, saldırganlar cesaretleniyor, mağdur olan ülkeler ise sadece izlemekle yetiniyor.

Bugün yaşadığımız çağda siber güvenlik, artık sadece teknik bir mesele değildir. Bu konu, doğrudan ulusal güvenliği, ekonomiyi ve toplumsal düzeni ilgilendiren bir hayati meseledir. Devletlerin bu alanda ortak kurallar belirlemesi, yaptırım mekanizmaları oluşturması ve şeffaf bir sistem kurması kaçınılmazdır.

Aksi hâlde, görünmeyen bu savaşın bedelini her zaman sıradan vatandaşlar ödemeye devam edecektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *