24 Saat Haber
İstanbul
Hafif yağmur
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6527 %0.02
51,9207 %0.14
6.921,02 % -3,03
Ara
Medya24 Teknoloji Ford'un BlueCruise Sistemi Neden Federal İncelemenin Merkezinde?

Ford'un BlueCruise Sistemi Neden Federal İncelemenin Merkezinde?

Ford'un BlueCruise sistemi, ölümcül kazalar sonrası federal incelemeye alındı. NHTSA, sürücü dikkatine yönelik teknik sınırları araştırıyor.

Okunma Süresi: 3 dk

Ford'un BlueCruise sistemi, sürücülerin otoyolda ellerini serbest bırakmalarına olanak tanıyan bir teknoloji olarak dikkat çekmektedir. Ancak, bu sistemin güvenliği, 2024 yılında yaşanan ölümcül kazalar sonrasında federal bir incelemenin konusu haline gelmiştir.

BlueCruise sistemi neden inceleniyor?

Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), bu kazaların ardından BlueCruise'ın devrede olduğu araçların sabit nesnelere olan tepkilerini mercek altına almaktadır. Federal verilere göre, Ford, BlueCruise sisteminin 2021 yılında piyasaya sürülmesinden bu yana otomatik sürüş teknolojileri ile bağlantılı olarak 32 kaza bildiriminde bulunmuştur. Bu kazalardan üçü, maalesef can kaybıyla sonuçlanmıştır.

NHTSA'nın yürüttüğü soruşturma, özellikle sistemin sabit cisimleri algılama yeteneği ve düşük ışık koşullarındaki performansına odaklanmaktadır. Bu inceleme, sürücülerin güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

BlueCruise sistemi nasıl çalışıyor?

BlueCruise, radar sensörleri, kameralar ve gelişmiş yazılımları bir araya getirerek, önceden haritalanmış otoyollarda direksiyon ve hız kontrolünü üstlenebilmektedir. Sistem, şerit konumunu otomatik olarak koruyabilmekte ve trafik akışına göre hız ayarlamaktadır. Bunun yanı sıra, sürücünün dikkatinin dağıldığını algıladığında görsel ve işitsel uyarılar vermektedir.

Direksiyon arkasına yerleştirilen bir kamera, sürücünün göz hareketlerini izleyerek yola odaklanıp odaklanmadığını denetlemektedir. Sürücülerin ellerini direksiyondan çekmesine izin verilse de, gözlerin yolda olması zorunludur. Ancak, sistemin bazı teknik sınırlamaları dikkat çekmektedir.

BlueCruise’ın sınırlamaları nelerdir?

BlueCruise'ın uyarlanabilir hız sabitleyicisi, trafikte yavaşlama yapabilmektedir fakat yaklaşık 100 km/s üzerindeki hızlarda sabit nesnelere tepki vermeyi durdurmaktadır. Bu durum, köprüler veya yol kenarındaki tabelalar gibi unsurlar nedeniyle oluşabilecek ani yavaşlamaları engellemek amacıyla tasarlanmıştır. Ancak, bu hız eşiğinin üzerinde çarpışma önleme görevi, otomatik acil frenleme gibi diğer güvenlik sistemlerine devredilmektedir.

Düşük görüş koşullarında ya da yüksek hızda bu sistemlerin zamanında müdahale edemeyebileceği değerlendirilmektedir. Ford'un NHTSA'ya sunduğu verilere göre, 2021 yılından bu yana sürücüler tarafından yapılan yaklaşık 2.000 bildirimden yalnızca üç düzinesi kazayla sonuçlanmıştır. Bu kazaların dokuzu, BlueCruise'ın eller serbest moddayken aktif olduğu sırada meydana gelmiştir.

Ford'un açıklamaları ve sektördeki yansımaları

Ford, güvenlik mekanizmalarının tasarlandığı şekilde çalıştığını ve kazaların çoğunun sürücü dikkatsizliği ya da sistemin yanlış kullanımıyla bağlantılı olduğunu savunmaktadır. Şirket, yaptığı açıklamada “Sürücüler dikkatli olursa, sistem yardımsız sürüşten daha güvenlidir” ifadesini kullanmıştır. Ancak, Ford’un karşı karşıya olduğu inceleme, sektördeki diğer oyuncular için de tanıdık bir tabloyu yansıtmaktadır.

Tesla'nın Autopilot sistemi, GM'in Super Cruise çözümü ve Waymo'nun sürücüsüz robotaksileri de benzer şekilde teknoloji ile kullanıcı beklentisi arasındaki uyumsuzluk nedeniyle düzenleyici denetimlere konu olmuştur. Regülatörler açısından temel soru, yarı otonom sistemlerin yaygınlaştığı hibrit sürüş döneminde sorumluluğun nasıl tanımlanacağıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *