Balıkçı oltasından uydu takibine: İki kaplumbağa denizde

Balıkçı oltaları nedeniyle tedavi edilen “Göksu” ve “Mersin”, uydu cihazlarıyla göç ve beslenme rotaları izlenmek üzere denize bırakıldı.

Balıkçı oltaları nedeniyle yaralanan ve tedavileri tamamlanan iki yeşil deniz kaplumbağasının Akdeniz’deki yeni yolculuğu başladı. “Göksu” ve “Mersin” adı verilen kaplumbağalar, sırtlarına yerleştirilen uydu takip cihazlarıyla göç yolları, beslenme bölgeleri ve kışlama alanları araştırılmak üzere Mersin’de denize bırakıldı.

Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen çalışma, yalnızca iki canlının doğaya dönüşünü değil, deniz kaplumbağalarının korunmasına yön verecek yeni bir bilimsel veri dönemini de başlattı. Kaplumbağaların yaklaşık 1 ila 1,5 yıl boyunca izlenmesi planlanıyor.

Oltalarla yaralandılar, tedaviyle yaşama döndüler

Göksu ve Mersin’in denize uzanan yolculuğu bir rehabilitasyon süreciyle başladı. Kaplumbağalardan birinin boğazına, diğerinin ise yüzgeç bölümüne balıkçı oltası takıldığı belirlendi.

Yaralı kaplumbağalar, Doğa Koruma ve Millî Parklar Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi altına alındı. Sağlıklarına kavuşmalarının ardından uydu takip cihazları yerleştirilen iki kaplumbağa, Davultepe 100. Yıl Tabiat Parkı’nda düzenlenen etkinlikle doğal yaşam alanlarına bırakıldı.

Uydu cihazları hangi bilgileri sağlayacak?

Kaplumbağalara takılan cihazlardan gelecek sinyaller, hayvanların denizde hangi rotaları izlediğinin belirlenmesini sağlayacak.

Bilim insanları bu verilerle şu sorulara yanıt arayacak:

  • Kaplumbağalar Akdeniz’de hangi bölgeleri kullanıyor?
  • Beslenmek için hangi alanlarda daha uzun süre kalıyor?
  • Göç dönemlerinde hangi güzergâhları izliyor?
  • Kışlama alanları nerede bulunuyor?
  • Deniz koruma çalışmaları hangi bölgelerde yoğunlaştırılmalı?

Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarıyla ilgili hâlâ bilinmeyen çok sayıda başlık bulunduğunu belirtti. Ergene, uydu takibinden elde edilecek sonuçların bu canlıların korunması için atılacak yeni adımlara katkı sağlayacağını ifade etti.

Deniz koruma alanlarının belirlenmesine katkı sağlayacak

Uydu takibi, kaplumbağaların yalnızca konumunu göstermiyor. Hayvanların belirli bölgelerde ne kadar süre kaldığı, rotalarını hangi dönemlerde değiştirdiği ve hangi alanları beslenme amacıyla kullandığı da kaydedilebiliyor.

Mersin Üniversitesi, daha önceki uydu takip çalışmalarında elde edilen verilerin deniz koruma alanlarının belirlenmesi açısından önem taşıdığını bildiriyor. Birden fazla kaplumbağanın takip edilmesi, davranışların tek bir canlıya özgü olup olmadığının anlaşılmasına ve daha güvenilir sonuçlar elde edilmesine yardımcı oluyor.

Projede takip edilen kaplumbağa sayısı sekize çıktı

Göksu ve Mersin’den önce proje kapsamında altı yeşil deniz kaplumbağasına uydu takip cihazı takılmıştı.

“Kızkalesi”, “Mersin Üniversitesi”, “Atlas”, “Soli”, “Yüzüncü Yıl Davultepe” ve “Alata” adı verilen kaplumbağaların da göç yolları ile denizde kullandıkları alanlar takip edildi. Son iki kaplumbağanın doğaya bırakılmasıyla uydu cihazıyla izlenen kaplumbağa sayısı sekize yükseldi.

Mersin Üniversitesi, geçmiş çalışmalarda kaplumbağalara bölgenin tarihî ve coğrafi değerlerini hatırlatan isimler verildiğini açıklamıştı. “Göksu” ve “Mersin” isimleri de araştırmanın gerçekleştirildiği bölgeyle kurulan bağı sürdürüyor.

Projede üç kurum birlikte çalışıyor

“Deniz Kaplumbağalarının Uydu ile İzlenmesi” projesi, Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülüyor.

Çalışmaya Doğa Koruma ve Millî Parklar Rehabilitasyon Merkezi destek verirken uydu takip cihazlarının finansmanı Kızkalesi Rotary Kulübü sponsorluğunda sağlanıyor.

Mersin Üniversitesi Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi; koruma, rehabilitasyon ve bilimsel araştırma çalışmalarını özellikle Kazanlı, Alata, Göksu Deltası ve Anamur’daki üreme kumsallarında sürdürüyor. Merkezin görevleri arasında yaralı kaplumbağaların tedavi edilerek doğal yaşam alanlarına döndürülmesi ve elde edilen bilimsel verilerin yayımlanması da bulunuyor.

Balıkçılık faaliyetleri deniz canlıları için risk oluşturabiliyor

Göksu ve Mersin’in tedavi edilmesine neden olan balıkçı oltaları, deniz kaplumbağalarının insan faaliyetleriyle karşılaşabileceği riskleri yeniden gündeme getirdi.

Denize bırakılan misina, olta ve benzeri av araçları; kaplumbağaların ağız, boğaz ve yüzgeç bölgelerinde yaralanmalara yol açabiliyor. Bu olay, denizde kaybolan veya terk edilen av malzemelerinin yalnızca çevre kirliliği değil, yaban hayatı açısından da doğrudan tehdit oluşturabildiğini gösteriyor.

Göksu ve Mersin’den alınacak uydu sinyalleri, iki kaplumbağanın Akdeniz’deki hareketlerini bilim insanlarına aktaracak. Elde edilecek veriler, türün hangi deniz alanlarında daha fazla korumaya ihtiyaç duyduğunun belirlenmesinde kullanılacak.

İLGİLİ HABERLER