Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılına ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini analiz ederek, Türkiye ekonomisinin gösterdiği performans hakkında bilgi verdi. Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 oranında büyüyerek, Orta Vadeli Program'da öngörülen yüzde 3,3'lük yıllık hedefin üzerinde bir başarı elde ettiğini ifade etti.
2025 yılı dördüncü çeyreğinde GSYH'nın yüzde 3,4 oranında artış gösterdiğini belirten Bolat, Türkiye ekonomisinin 22 çeyrektir, yani 5,5 yıldır kesintisiz bir büyüme süreci içinde olduğunu vurguladı. Bu durum, milli gelirin 2025 yılında 1,6 trilyon dolara, tam olarak 1 trilyon 596 milyar dolara yükselmesiyle sonuçlanmış ve böylece tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
Kişi başına düşen milli gelirde önemli artış
Bolat, 2025 yılında kişi başına düşen milli gelirin 18 bin 40 dolara yükseldiğini, bu rakamın da tarihsel olarak en yüksek seviyede gerçekleştiğini belirtti. Bu büyüme, Türkiye'nin ekonomik istikrarını ve gelişimini destekleyen önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir.
Ayrıca, cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 1,6 ile tarihsel ortalamanın altında dengeli bir seyir izlediğini ifade eden Bolat, bu durumun Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirtti.
Yatırımlar büyümeyi destekliyor mu?
Bakan Bolat, yatırım harcamalarının 2025 yılında yüzde 7 oranında artarak büyümeye 1,8 puan katkı sağladığını bildirdi. Bu durum, yatırımların büyümeyi desteklemeye devam ettiğini ve bu sürecin 5 çeyrek üst üste kesintisiz sürdüğünü göstermektedir.
2025 yılı genelinde katma değer artışının sanayi sektöründe yüzde 2,9, hizmetler sektöründe ise yüzde 3,8 olarak gerçekleştiğini aktaran Bolat, hizmetler sektörünün büyümeye en fazla katkı veren alan olduğunu vurguladı. İnşaat sektöründeki büyüme ise yıllık yüzde 10,8 ile dikkat çekmektedir.
Tarım sektöründeki zorluklar neler?
Tarım sektöründe ise katma değer, don felaketi ve aşırı kuraklık gibi olumsuz etkenler nedeniyle yüzde 8,8 oranında azalmıştır. Bu durum, tarım sektörünün karşılaştığı zorlukları ve iklim değişikliğinin etkilerini gözler önüne sermektedir.
Son olarak, Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyüme oranını artırmak amacıyla üretimde verimlilik odaklı dönüşüm ve rekabet gücünü artırmaya yönelik yapısal reformların önemine değindi. Bu reformların, Türkiye'nin ekonomik büyüme hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacağı öngörülmektedir.