24 Saat Haber
İstanbul
Parçalı bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,9493 %0.12
51,9846 %0.09
7.435,91 % 1,41
Ara

Ayasofya’da Tarihî Dönüşüm: Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Restorasyonu

YAYINLAMA:

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un öncülüğünde yürütülen restorasyon hamlesi, Türkiye’nin kültürel miras politikalarında yeni bir döneme işaret ediyor. Ayasofya-i Kebir Camii’nde sürdürülen çok katmanlı restorasyon çalışmaları ile Sultanahmet Camii’nde tamamlanan kapsamlı uygulamalar, yalnızca iki anıt yapının değil, Türkiye’nin tarih bilinci ve arkeoloji vizyonunun da yeniden tanımlandığını gösteriyor.

Bakan Ersoy’un İstanbul Valisi Davut Gül ve bilim kurulu üyeleriyle birlikte sahada yaptığı incelemeler, projelerin yalnızca idari değil; bilimsel ve teknik temeller üzerinde yükseldiğini ortaya koydu. Süreçlerin şeffaflıkla yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, özellikle Ayasofya’da planlanan takvime uygun şekilde ilerleyen restorasyonun, yapının özgün kimliğini koruma ve gelecek yüzyıllara taşıma hedefi taşıdığını belirtti.

Ayasofya’da Çok Katmanlı Bilimsel Müdahale

Yaklaşık 11 bin metrekarelik iskele kurulumu, çimento esaslı sıvaların temizlenmesi, erken Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait özgün harç ve tuğla analizleri, statik güçlendirme projeleri ve 43,5 metre yüksekliğinde geçici çelik platform sistemi… Tüm bu çalışmalar, Ayasofya’nın yalnızca bir ibadet mekânı değil; dünya mimarlık tarihinin eşsiz bir mühendislik mirası olduğunun bilinciyle yürütülüyor.

Yer altı tünelleri ve hipoje alanında yapılan temizlik ve belgeleme çalışmalarıyla yaklaşık 2 bin tona yakın dolgu toprağın tahliye edilmesi, yapının bilinmeyen katmanlarını gün yüzüne çıkarırken; risk analizleriyle uzun vadeli koruma stratejileri de oluşturuluyor. Bu yaklaşım, restorasyonu salt estetik bir müdahale olmaktan çıkarıp arkeolojik ve yapısal bir bütünlük içinde ele alan yeni bir anlayışı temsil ediyor.

Sultanahmet’te Dört Asırlık Tarihe Nefes

Sultanahmet Camii’nde ise tarihinin en kapsamlı restorasyonu tamamlandı. 22 bini aşkın çini karonun tek tek belgelenmesi, 400 ton kurşun kaplamanın yenilenmesi, altı minarenin yapısal güçlendirilmesi ve kalem işi bezemelerin özgün tekniklerle korunması; projeyi dünya ölçeğinde örnek gösterilebilecek bir uygulamaya dönüştürdü.

Caminin ibadete ve ziyarete kapatılmadan yürütülen bu kapsamlı çalışma, koruma politikalarının hem teknik hem de sosyal boyutunu göz önünde bulunduran bir model sundu.

Türkiye Genelinde Kültürel Seferberlik

Bakan Ersoy’un restorasyon vizyonu yalnızca İstanbul’la sınırlı değil. Bodrum Kalesi’nden Sümela Manastırı’na, Selimiye Camii’nden Kariye’ye, Galata ve Kız Kulesi’nden Haydarpaşa ve Sirkeci garlarına kadar geniş bir coğrafyada yürütülen çalışmalar, kültürel mirasın stratejik bir devlet politikası haline geldiğini gösteriyor.

“Geleceğe Miras” projesi kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında kazılar, restorasyonlar ve ihya projeleri destekleniyor. Depremden etkilenen 11 ilde yıkılan eserlerin yeniden ayağa kaldırılması, yalnızca fiziksel bir onarım değil; kültürel hafızanın korunması anlamına geliyor.

Yurt dışında da Tiran’daki Ethem Bey Camii ve Macaristan’daki Gül Baba Türbesi gibi eserlerin ihyası, Türkiye’nin tarihsel sorumluluğunu sınır ötesine taşıdığını gösteriyor.

Arkeoloji ve Tarihe Stratejik Destek

Son yıllarda kazı sürelerinin uzatılması, bütçelerin artırılması ve bilimsel ekiplerin güçlendirilmesi, Türkiye’nin arkeoloji politikalarında ciddi bir ivme yarattı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteklediği projeler sayesinde pek çok antik kentte yıl boyu kazı sistemine geçilirken, elde edilen bulguların korunması ve sergilenmesi için müze yatırımları da hız kazandı.

Uzmanlara göre bu yaklaşım, Türkiye’nin yalnızca turizm potansiyelini değil; akademik üretim ve kültürel diplomasi gücünü de artırıyor. Restorasyon ve kazı projeleri, ekonomik getirinin ötesinde, ulusal kimliğin ve tarih bilincinin güçlenmesine katkı sağlıyor.

“Cevabımızı Eserlerimizle Veriyoruz”

Eleştirilere ve spekülasyonlara değinen Bakan Ersoy, yapılan çalışmalara en güçlü yanıtın ortaya çıkan eserler olduğunu belirtti. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Ersoy, tüm projelerin bilim kurulları denetiminde ve uzun vadeli koruma perspektifiyle sürdürüldüğünü vurguladı.

Ayasofya ve Sultanahmet’te yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkma kararlılığının sembolü haline gelirken; arkeoloji ve restorasyon alanındaki bu geniş ölçekli seferberlik, ülke adına kalıcı bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *